Mustang 2015
Film analizi.
Aile vardır. Bizi hayata getiren, bize bakma yükümlülüğü olan aile. Bazı aileler ise baskılar, kısıtlar, ahlakı yaşamaktan daha fazla ön planda tutar. Mustang tam olarak böyle bir film. Yönetmenliğini Deniz Gamze Ergüven’in yaptığı bir Türk filmi.
Film, Karadeniz’in küçük bir kasabasında yaşayan beş kız kardeşin, masum bir yaz gününden sonra değişen hayatlarını anlatır. Deniz kenarında oynanan bir oyunun, toplumun gözünde bir suça dönüşmesiyle birlikte, ev artık bir yuva olmaktan çıkar. Kızların denizde erkekler ile beraber yüzmesi köylü halkının, ‘‘sözde ahlak bekçisi kadınların,’’ zoruna gider ve kızların babaannelerine, ‘‘kızların orospu olduğunu,’’ söylemeleri ile hikaye başlar.
Beş kız kardeş ilk önce hastaneye gönderilir. Hastaneye gidilmesinin sebebi ise kızların sözüne inanmayan amcalarının ‘‘bekaret raporu’’ almak istemesidir. Beş kardeşten en büyük üç kız rapor alır ve köylerine geri dönerler.
Petek hanım! O şekilsiz bok rengi elbiselerinizizi giyip kendinizi ahlak yetkilisi mi sandınız?
Kızların ilk önce okul hayatları biter, daha sonra evin pencereleri, kapıları demirlenir. Yuva olması gereken evleri zamanla birer kafese dönüşür.
Kızların en küçüğü futbola ilgilidir ve trabzonspor galatasaray maçına sadece kadın ve çocukların alınacağı haberini alır almaz maça gitmek için heveslenir. Beş kız kardeş maça gitmek için evden kaçma planları yaparlar ve kaçış plamları başarılı olup maçı izlemeye giderler.
Stadyumda ilk kez özgürlüğü tattıkları için mutlulukları yüzlerinden bellidir fakat maç bittikten sonra eve dönüş yolunda yüz ifadeleri oldukça huzursuz görünür. Bunun sebebi tabi ki de hapishanelerine geri dönmenin huzursuzluğudur.
Maça gittiklerini anlayan babaanneleri kızları evlendirme kararı alır ve sırayla büyükleri evlendirmeye başlar. Sevgilisi olan kızlardan Sonay, ‘‘sevgilisi ile evlenmek istediğini, onun dışında hiçbir erkekle evlenmeyeceğini,’’ söyler ve babaanne kabul eder. Sonay erkek arkadaşı ile evlenip mutlu bir şekilde düğün yaparken diğer kız kardeş Selma mutsuzdur. İstemediği bir erkekle evleniyordur ve bakire olmadığı için gergindir.
Filmdeki deniz sahneleri ise adeta başka bir dünyanın kapısını aralar. Açık, geniş ve sınırsız. Deniz, kızların yaşaması gereken hayatı temsil eder. Ev ise yaşamak zorunda bırakıldıkları hayatı.
Ve bu beşimizin son defa bir arada oluşuydu.
Mustang, büyümekten çok, bastırılmayı anlatır. Çocukluktan kadınlığa geçiş değil; özgürlükten kısıtlanmaya geçiştir izlediğimiz. Ve belki de en acı olan, bunun birçok insan için tanıdık bir hikâye olmasıdır.
Çünkü bu film sadece o beş kız kardeşin hikâyesi değildir. Bu, aynı zamanda “el alem ne der” cümlesiyle şekillenen hayatların hikâyesidir. Görünmeyen kuralların, konuşulmayan yasakların ve sorgulanmayan geleneklerin hikâyesi.
‘‘Bakirelik,’’ kavramının toplumda bu kadar umursanmasını eleştiren film, genç kızlık hakkında çok şey anlatıyor.
Spoi vermemek için bazı kısımları eklemedim bu yüzden devamını izleyip öğrenebilirsiniz. Ben filme 4,5 yıldız verdim, sizler kaç puan vereceksiniz?




kadınlar ve onların kahkahalarından rahatsız olan canavalar
Filmle ilgili hep bir yorum gordum.. neymiş su yanlismis neymis bu türk kulturunu yansitmamis. Artk susun ya konu o mu sizce? İncelem harikaydi rume🤞🏼🩵🫂